Elaine: What’s the matter Jerry?
Jerry: It’s Patty.
Elaine: Jerry you’re breaking up with a girl every week.
Jerry: What is this salty discharge?
Elaine: Jerry you’re crying!
Jerry: This is horrible. I care!
28 Ocak 2011 Cuma
tabi ya ne sandıydın?
aslında bu yazımı bir alıntıyla başlayıp bitirmek isterim. seinfeld adlı dizi nasıl bilirsiniz? ben pek bi severim. bu entry'ye başka bir sosyal paylaşım sitesinde rastlamıştım (her yerde kolum var çokğ şukela) yıllardır açmamıştım, bu kombisi bozuk yalnız evde kendimi tekrar sosyal ağların prensesi gibi hissetmek iyi gelir umuduyla açtım. benim son paylaştığım şeymiş kendisi. fotograf ya da screenshot yok, gerek de yok sanırım.
23 Ocak 2011 Pazar
falcı kadın
dün falcıya gittim, evet yaptım bunu. o kadar sıkıcıydı ki zaten inanmadığım için mi bilmiyorum bi süre kadının sorularına 'ha öyle miymiş? he evet' şeklinde saçmalayarak geçiştirdim. neyse ben de öğrendim sonra raconu, o sormadan anlattım. bütün falda zaten ben hariç her şey çıktı sanırım ve ben tekrar aynı gerçekle yüzleştim: sıkıcı hayatım ve ben. adeta toto ve şemsiyesi gibiyiz. ayrılmaz ve değişmez gerçeklere örneğiz.
19 Ocak 2011 Çarşamba
yıllarca "büyüyünce ne olucaksın?" kadar hayatımda olan soru "ya sen kime benziyorsun?" oldu. hem annem hem babam rahatlıkla söylediler "babaannesine" diye, ben de istekle söyledim doğumgünün 1 temmuz olduğunu bilmeden.
geçen sene bugündü. 19 ocak.son günlerde telefonla konuşmak zorlaşmıştı, kelimeler kesiliyor, telefonlar elden ele uzatılıyordu. aslında ankara'dan yanına giderken de olayın ciddiyetini pek çaktırmadılar. oğlu üzüntüsünden nasıl söyleyeceğini bilememiş "biz gidiyoruz" demişti aniden. işte o zaman kötüyü aklıma getirmemecesine "tabi, gidin" dedim. "iyi" dediler, sevindim, gerisini sorgulamadan. haftalarca bekledik, bir yandan uzaktan hayatla mücadele çalışmaları.
fakültede derse girmeden önce avluda yaptığım konuşmadan hiçbir şey anlamamıştım ama kondurmamıştım. er geç ortaya çıkıyor nihayetinde.
siz ki eğer birini çok seviyorsanız ondan her zaman haberdar olursunuz. iyi ya da kötü hissedersiniz.
benin kara salım. leyla'm. pamuk elleri, konuşmadan önce boğazını temizleyişi, pembe mavi eşarbı ve bütün emeği... ben babaannemi özledim.
günler sonra gidebildim mezarına, işte o zaman gördüm taşta yazılı tarihi. gerçek doğumgünü değildi ama yine de babaannemden taşıdığım izlere bir yenisinin daha eklenmiş olmasının verdiği acıyla baktım, toprağındaki otları yoldum, kuşlar için su doldurdum. elime gelen krem rengi şeffaf taşı bir an için yerine koydum, sonra geri aldım. yaşadığımız tüm güzel anıları ondan bir parçayla hatırlamak için duruyor.
en çok da annesini kaybeden babam için üzülüyorum. her bana baktığında onu hatırlatıyor olmanın burukluğu için.
17 Ocak 2011 Pazartesi
işte sabahlamalar seri haline gelip, kahve bardakları boy boy sıralanıp da elinizde herkese ziyade daha az şey varsa hemen küçük bir kriz yönetimi yapmakta yarar var:
1) yastığa çığlık atın!
2) kahve yerine ıhlamuru tercih edin!
3) En sevdiğiniz şarkılardan oluşan 3 şarkılık bir playlist'i arkada kısık sesle açık bırakın!
4)sosyal ağlardan uzak durun!
5)çalışırken alkol almayın!
6) sık sık mola verin!
7)uyuyun!
8)eğer çok idealistseniz radikal bir karar hazır yeni yıl gelmişken ve 'olduğu kadar!' cümlesini hyat tarzınıza işleyin.
9)yazdıklarımı ciddiye almayın!
16 Ocak 2011 Pazar
ithaflarım senin için.
son birkaç yıldır yaşadıklarımın nedenini yeni yeni farkediyorum. bir insanı tanımak, ama zevkler ve renkler şeklinde değil, karakterinin her parçası, ifadelerinin her mimiğini, anlattıklarının her cümlesini bilerek, öngörerek tanımaktan bahsediyorum. 23 buçuk yıllık hayatımda çok az insanı tanıma fırsatım oldu ya da beni tanımasına izin verdiğim insan oldu. izin verdiklerim benim tanıdıklarıma ziyade de hep az oldu. ikili ilişkilerin temellerinden biri beklenti sayılabilir. beklenti kelimesi biraz çıkarcı kalıyor ama. insanların beklentileri her zaman yarar sağlayıcı olmuyor, hayır maalesef demeyeceğim çünkü aslında beklentiler kelimesinin ekleriyle oynamak anahtar burada: ondan beklemek. herhalde bunu farkedince yapılanlara da şaşırmak zor oluyor. sonra birden hayat yön değiştiriyor. tamam burayı da kelime oyunu yapmadan söyleyeyim. beni tanıyanlar: çoğu zaman benden beklentileri ben kadar olan ve bundan mutlu olanlar. benim onlardan beklediklerimle beni hiç şaşırtmayanlar. onlar iyi ki varlar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)