Just back from Paris.
Bekledigimden daha farklı bir şehir bulduğumu itiraf edeyim,evet. gezilebilecek her yeri gezdim sanıyorum. Disneyland hariç. Ama giriş de 50 euro yani nasıl vereyim ögrenci başıma. müzeleri bile öyle bir koordinasyonla ayarlayıp gezdim ki çogu beleşe geldi. aklımda
kalan en güzel yer olarak Musee d'Orsay kaldı sanırım. Eyfel'e 8 gün sonra gitmiş olmamız da 'çok alternatifiz o yea' ayaklarından degil tamamen her yeri uygun ve beleş bir şekilde gezme amacı güdüyordu. Louvre Müzesini beleşe gezdik, ne diyosun? 2 günümüzü aldı, ayagımıza kara sular indi ama değdi. Jale hoca gibi hakkını vererek gezdik mi bilmem, o bile gezmemiş olabilir. Mona Lisa da çok küçükmüş gibi şeyler de demicem, görülmesi gerek elbet.
Labirent gibi aman haritanızı ve pusulanızı yanınıza almayı unutmayın.
En çok etkileyen şeylerden biri de Paris'in metro ağı. muhteşem!
Tadılacak tat olarak da macaron u öneririm kahveyle süper gidiyor, oy oy. tatlı sevmeyenlerse Montmartre'daki fondücülere gidebilir ama biberonla şarap veren tercih edilesi. (Refuge Des Fondue)
Mimariye ve sanata doydum. Ancak leyleği havada gördüm. Bir sonraki durak Rotterdam!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder