Europapark. Avrupa'nın en büyük eğlence parklarından. Almanya'nın Rust şehrinde, İsviçre ve Fransa'ya yakın olması sebeiyle de 3 ülkeden de ziyaretçi alıyor. Tek biletle tüm gün geçirebilirsiniz içeride. Ülke sekmeleriyle bezeli. Her ülkenin 'oyuncağı' var. Çok popüler olanlar için beklediğiniz sıra bir buçuk saati bulabiliyor. Zira ben en son rollercoaster olan 'Bluefire' için bir buçuk saat bekledim. Her ne kadar trenden inmemle binmem arasında 1 dakika olsa da 100 km hızla gidip defalarca loop yapmak gibi bir adrenalin yaşamadım. Tüm park güneş enerjisiyle çalışan oyuncaklara sahip. Kimisi çok sönük kalsa da balerin tarzı oyuncaklar bile zevk veriyor. Yıllardır gondola binmeye cesaret edememiş bir insan olarak bluefire, silverstar, poseidon tattıktan sonra gondol çocuk oyuncağı gibi geldi ben öyle diyim.
Tren, salıncak,gondol gibilerinin yanında bir de rafting gibi seçeneklerde sizi bekliyor. Ancak raftingte ıslanmaya ve ıslatılmaya hazır olun. Sizi parayla ıslatmak isteyen velet çok.
Europapark'ta buz pateni gibi sakin ama emek verilmiş bir çok gösteri de izlemek mümkün. Eğer yakınlardaysanız mutlaka gitmenizi tavsiye ederim. Disneyland yanında hiç kalır diyorlar.
onu bilemeyeceğim çünkü Disneyland'a gitmedim.
Birkaç öneri: Yanınıza su, bretzel gibi gıda maddeleri alabilirsiniz. Çok sıcak havalarda gitmeniz önerilmez. Sıra beklerken baygınlık geçirmeniz an meselesi olabilir. Bir de arabanızı parkettiğinizde lokasyonu iyi aklınızda tutun. Büyük ve kalabalık bir otoparka sahip. Kaybederseniz bulmak zamanınızı alır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder