13 Mart 2011 Pazar

bi sandalye çek ve otur. anlatacaklarım uzun.
şimdi efenim insan tabi kendi hayatı hakkında ne kadar objektif olabilir bilmiyorum ama yine de eğer yıllar sonra bazı konularda kendini anlayabilecek konuma geldiysen otokritiğin de şukunu verebiliyorsun. mesela mezun bir insan olarak birinci sınıfta verilen ödevlere zamanında ne kadar isyan etsem de şu an aslında görebiliyorum ki temel tasarım dediğimiz şey öyle bir şey ve öğretim metod bu! başka türlü verildiğinde olmuyor işte. odtü ekolü bu yıllardır da işlemiş. bir de öğretilecek gibi bir şey değil yaptıkça anlıyorsun. neyse. ya da mesela yıllar sonra bakıyorsun 'ben bu insanla mı geçirdim en güzel günleri mi? bu mu benim en yakın arkadaşım?' diyorsun ya da 'ben bu insana mı aşık olmuşum? hayalleri onla mı kurmuşum? bundan mı güzel iki kelime duymak için beklemişim?' diyorsun. ya da 'ben dört yıl bunun için mi okudum? herkes gezerken bunun için mi oturup sabahlayarak proje yaptım?' diyorsun. pişman olmaya başlıyorsun. keşkeler geçiyorsun içinden. her hatayı, yapmadığın her şey için türlü keşkeler kuruyorsun kafanda. sonra tabi konu şuraya geliyor ister istemez 'e bunları yaşamasaydım o zaman ben ben olur muydum?' maalesef yaşanılan her şey zamanında anlaşılabilen ya da öngörülen olmak zorunda değil. zamanında tadına varmak da güzel bazı şeylerin. mesela benim hiç unutmadığım hayatımda bir dönüm noktası var. annem beni lisede yaz kampına yollamak istediğinde annemin suratına pıff şeklinde gülmüştüm. hayatımın en güzel yazıydı. işte o kamp bittiğinde ben bu tourdehearts (gizemli kadın) oldum. eğer ki siz bugün benim dinlediğim şarkıları beğeniyor, benim yaptığım esprilere gülüyorsanız, ben bütün bu birikimi o gün attığım öz güven tohumlarıyla yaptım, evet. bunu tabi siz bilemezsiniz. o gün benle orada olanlar da bilemez. ben bilebilirim sadece. iyi ki gitmişim be! iyi ki yollamış beni anam zorla!
sandalyede alçı içinde kaldın özür dilerim. bu blogu da neden günlük gibi yazdığımı da anlamadım. keşke ben de diğer bloggerlar gibi yararlı bilgiler verebilseydim. hiç beceremedim bari bir iki mimari kelam edeydim ama işte ne yaparsın ben daha beni çözemedim ki başka şeylerle ahkam keseyim. bence ben artık kısa keseyim.

1 yorum: